HollandaRehberi.com'un Yorumu:
THY uçağının düşmesinden sonra Türk Basını 'bunlar bizi sevmez zaten' kompleksiyle verdiği haberlere devam ediyor. Türk Hava Yolları Pilotlar Derneği, (TALPA) motor arızasını ortaya atan Hollandalı yetkilileri art niyetli olmakla suçladı. Birçok kurululuş ve kişi alçaklık kompleksiyle saldıracak yer arıyor? İstanbul yada Ankara'da bir uçak kazası olsa yarım saat içinde 60-70 ambulansı oraya getirebilecek miyiz? Önce yorum götürmeyecek gerçekleri tekrar edelim:
- kaza 10.31 gibi meydana geldi.
- saat 10.50 civarında canlı yayına bağlanan televizyonlarda olay yerine ulaşmış ilk yardım ekiplerinin hummalı çalışmalarını hepimiz gördük
- O ara 'Bakan' Türkiye'de ölü yokmuş deyiverdi. (Hollanda'dan herhangi bir resmi açıklama yapılmamış olmasına rağmen. Kim ise bakanı böyle yanlış bilgilendirip ölü yakınlarına sahte ümit satanlar, en ağır şekilde cezalandırılmalıdır)
- Televizyonlarda gördük ki Türkiye'deki Hollandalı muhabir oradaki Türk meslektaşlarını bizim burada televizyondan üstü örtülü cesetler gördüğümüze ikna etmekte zorlandı.
- Televizyondaki görüntülerde Güney Hollanda ve Brabant olmak üzere Hollanda'nın her yerinden ambulansların olay yerine gittiğine şahit olduk.
- Uçağın düştüğü tarla yeni işlemiş olması (ki bu bir şans sayılır) olay yerine ambulans ve itfaiye araçlarının ulaşmasını engelledi. Olay yerinde paletli araçları ve komşu çiftliğin traktörünü gördük. Yaralı ve ölüleri yola kadar taşıyorlardı.
- Yardım ve kurtarma çalışmları sırasında birtek ceset görüntüsü alınmasına fırsat bırakılmadı. Kan ve ağlaşan insanlar görüntüde yoktu. Basının birkaçyüz metre uzaktan görüntü almasına müsaade edildi.
- 15.00 civarında ilk resmi açıklama geldi: 9 ölü 25'i ağır 50'den fazla yaralı. Kesinleşmemiş hiçbir bilginin açıklanmayacağına baskı yapıldı.
- Türk kaynakları yolcu listesini açıklayıp üstüne de güle oynaya uçağa binen yolcuların görüntülerini yayınlarken (hayatını kaybedenlerin yakınlarına yapılabilecek daha büyük bir saygısızlık olamaz herhalde) Hollandalılar ailesine bildirilmemiş hiçbir ölü isminin açıklanmayacağını bildirdi. (Buna bile Türkiye'den tepkiler geldi. Ölen yakınları haberi ilk önce Türk gazetelerinde okusalardı gazeteler kendileriyle gurur duyacaklardı herhalde!)
- Canlı yayında elbette her habercinin yapacağı gibi olayın acaba bir terör bağlantısı olup olmadığı gündeme geldi ve kesin bir kanıyla bu ihtimal dışlandı.
- THY hakkında negatif imaj oluşturabilecek sorular (yine haberciliğin kaçınılmaz şartı) yöneltildi. Ancak cevapların çoğu tam tersine Havayolu şirketlerinin bir bir battığı bu süreçte THY'nin büyüme gösterdiği, Alliance üyesi olduğu, Türkiye'nin KLM'i sayılabileceği anlatıldı. (Elbette diğer dolmuş usulü çalışan Türk charter şirketlerinden kaynaklanan bir kötü imaj sözkonusu). Ancak Türk gazeteleri bunun kat kat fazlasını yaptı.
- Haberlerde kazaya sebep olabilecek bütün ihtimaller konuşuldu. Herkesin hemfikir olduğu bir konu şuydu: Motorların çekiş gücü olmadığı, uçağın önce burnunu yukarı dikip hızının sıfıra düştüğü ve bir tuğla bloğu gibi serbest düşüş yaşadığı (ki tarlada sürünme izleri yok). Buna sebep olabilecek bütün ihtimaller konuşuldu. yakıtın tükenmiş olabileceğinden, sistemin durduğuna ve pilotaj hatalarına kadar. Oysa Türkiye'deki gazetelerde bir pilotun diğerine öğrenmesi için yönetimi devrettiği bile olabileceği yazıldı.
- Bütün görgü tanıkları olayın 2-3 saniyede gerçekleştiğini, o ana kadar herşeyin normal olduğunu anlatıyor. Şimdi Akşam gazetesi hostes Perihan Özden'in uçağın düşeceğini anladığını. Kokpite koşup kapıyı yumruklayıp kaptan Pilota 'kaptan hakkını helel et' diye bağırdığını ondan birkaç saniye içinde düştüğünü yazdı. Hostes neden acaba düşmekte olan bir uçakta kapalı olduğunu bildiği kokpite koşar ve kaptan pilottan helalli ister? Aynı gazete yardım ekiplerinin çok geç geldiğini yazıyor. Bunları işkembesinden uyduran Akşam yazarına arabasıyla olay yerine giden A9 otobanından tarlaya kadar bir tur atmasını tavsiye ederiz. Baksın bakalım kaç dakida tutacak.
- THY ve yolcular çok büyük olabilecek bir felatten göreceli olarak ucuz kurtuldu (ölenler elbetteki rahmet ve ailelerine de en içten taziye dileklerimiz iletiyoruz.) Bütün yardım kuruluşları ellerinden gelenin en iyisini yapmak için çalıştı durdu. Hollandalı haber kaynakları olayı sürekli takip ederken sansasyona yönelik, kesinleşmemiş speküle haberler vermekten kaçındılar. Bu kadar negatif haber, bu kadar nefret ve yalan dolu haber neden? Neden uyduruk efsanevari haberler?
Yangına körükle giden Tüm basın kuruluşlarını ve diğer kaynakları kınıyoruz.




