Hollanda istihbaratı AİVD, 2008 yılı raporunu yayınladı. AİVD Müdürü Gerard Bouman'un kamuoyuna açıkladığı raporda özellikle Türk toplumunun kendi içinde radikal unsurlara karşı temkinli ve tepkili olduğu bunun ötesinde önleyici bir rol üstlendiği bildirildi.
Hollanda istihbaratı, bu son raporunda radikal grupların yanında özellikle Çin ve Rus istihbarat birimlerinin Hollanda'daki etkinliğine dikkat çekti. Raporda, farklı istihbarat birimleri için Hollanda'nın cazip bir ülke olduğu belirtildi. Hem yüksek teknolojinin varlığı hem de yabancı asıllı yeni Hollandalıların varlığı nedeniyle bu istihbarat birimlerin etkin olma yarışına girdikleri belirtildi. Benzer etkinliklere karşı geçen yıl içerisinde AİVD'nin rekor düzeyde (1300 rapor) farklı devlet birimleri ve şirketlere yönelik ikaz amaçlı rapor hazırladığı belirtildi. Hem ikaz hem bilgi amaçlı hazırlanan raporlarla AİVD'nin Hollanda'yı ve Hollandalıları bu yeni tehlikelerden korumayı amaçladığı belirtiliyor. ''Biz bu raporları hazırlıyoruz, ama önemli olan ilgililerin bu raporlarla somut politika üretmelidir'' diyen Bouman, amaçlarının daha güvenli bir Hollanda olduğunu belirtti.
AİVD, şimdiye kadar hazırlanan raporlardan farklı olarak Türk toplumu için çok ılıman ifadeler kullandı. Faslılara nazaran iyi organize olan Türk toplumunun, kendi içlerindeki radikal unsurlara karşı önleyici bir rol üstlendikleri ve radikalleşmeyi frenledikleri belirtiliyor. Diyanet teşkilatı ve Milli Görüş'ün isminin geçtiği raporda bu kuruluşlar için "iyi organize olmuş, ılımlı İslami kuruluşlar" olarak bahsediliyor.
Bouman, bir soru üzerine, "Ne Diyanet ne de Milli Görüş bizim için radikal kurumlar değil, hatta ılıman ve bunlarla alakalı kesinlikle endişe edilecek bir durum yok'' diye cevap verdi. Sağcı veya radikal sağcı grupların etkinlik alanlarının genişletmeleri ilişkin bir soru üzerine Bouman, "İstihbarat olarak bütün grupları yakından takip etmekle beraber sağdan çok, sol örgütlerden çekinmemiz gerekiyor'' şeklinde konuştu.(haberler.com)





